bandiera, yani italyanca’da bayrak adam.
konumuz italyanlar nezdinde hayli hassas. örnek fotoğraf roma tribünlerinden, lazio’lulara ithafen. di canio için deniyor ki; ‘bunca takımda oynamış, bu mu sizin bayrak adamınız?’
“kimdir bayrak adam? kulübüyle özdeşleşmiş, adeta simgesi olmuş futbolcudur. takımın emektar oyuncusu mu? en klâs oyuncusu mu? taraftarın en sevdiği adam mı? kaptan mı? en çok golü atan mı? altyapıdan yetişmiş, 15 yıldır tesislerden çıkmayan mı? yerli mi yabancı mı? hepsi ya da hiçbiri…
sahada yüreğiyle oynayan, son düdük çalmadan mücadeleyi asla bırakmayan, taraftarının en güvendiği oyuncu, takımın lideri…
bir bayrak adam takımını asla yüzüstü bırakıp gitmez. gün gelir kadro dışı kalır, ama yine de takımına bağlıdır. derler ya, ‘renklere aşıktır, paraya değil’.” (alıntı: http://bandieras.blogspot.com)
artık son kaleler de düşüyor, del piero’yu devirdiler. scholes, giggs, totti, gerrard. biz futbol tutkunları nesli hızla tükenen bu adamları özenle izliyoruz. filmin sonu biliniyor ya, giggs’i bastonla izlesek yadırgamayız. onlar ki güzel oyuna güzel bakışlarıyla, tüm o yukardaki tanımı oluşturan ‘farklılıklarıyla’ endüstriyelleşen, kirlenen ortamda tepeden inen birer oksijen maskesi gibi bizlere…

